25 Nisan 2013 Perşembe

Borsa günü yükselişle tamamladı!

İşte piyasadaki son durum...

Borsa İstanbul 100 (BIST 100) endeksi ikinci seanstaki satıcılı seyre rağmen günü dünkü kapanışa göre 163 puanlık yükselişle 84.943 puandan tamamladı.

Borsa İstanbul'da hisse senetleri ortalama yüzde 0.19 oranında değer kazanırken, toplam işlem hacmi 2.4 milyar lira oldu. Gün içinde 85.573 puana kadar yükselen endeks ikinci seansta genel olarak satıcılı seyrederek bir ara 84.566 puana kadar geriledi.

Analistler, yarın piyasaların açıklanacak ilk çeyrek şirket bilançoları ile ABD'de açıklanacak büyüme verilerine odaklanacağını belirtiyor.


AvivaSA ve Burgan Bank’tan BES’te işbirliği

Burgan Bank, AvivaSA Emeklilik ve Hayat işbirliğiyle bireysel emekliliğe adım attı

Burgan Bank, bireysel emeklilik ve hayat sigortaları sektörünün önde gelen şirketlerinden AvivaSA Emeklilik ve Hayat ile acentelik sözleşmesi imzaladı.
Bu işbirliğiyle Burgan Bank bireysel emeklilik sektörüne güçlü bir giriş yaparken, AvivaSA Emeklilik ve Hayat da en büyük dağıtım kanalı olan banka kanalına Burgan Bank Grubu’nu da dahil etmiş oldu.

Söz konusu anlaşma ile Burgan Bank, bireysel müşterileri için 20 ilde toplam 60 şubesinden AvivaSA’nın “Plan Nar” adlı ürünün satışını yapacak. Plan Nar sahibi Burgan Bank müşterileri, aynı zamanda AvivaSA’nın katılımcılarına sunduğu Geleceğini Biriktirenler Kulübü’nün benzersiz avantajlarından yararlanabilecekler. Burgan Bank tüzel müşterileri için de AvivaSA özel grup emeklilik plan alternatifleri sunarak işletmeler ve işletme çalışanlarını hedefleyecek.

“Plan Nar” ürünündeki bireysel emeklilik fonları Ak Portföy tarafından yönetilecek. Böylelikle Burgan Bank, tasarruf sahiplerinin birikimlerini değerlendirirken, Ak Portföy’ün uzman portföy yönetimi sayesinde yüksek getiri ve profesyonel yönetim avantajı da sağlayacak.

İşbirliğine ilişkin bir açıklama yapan AvivaSA Emeklilik ve Hayat CEO’su Meral Eredenk şunları söyledi: “Bireysel Emeklilik Sistemi’nde 1 Ocak 2013 tarihi itibarıyla başlayan devlet katkısı uygulaması ile büyük bir ivme yakalayan sektörümüzün yılsonu itibarıyla fon büyüklüğünde 26,5 milyar TL’lere ulaşmasını öngörüyoruz. Artan potansiyel müşteri kitlesine en hızlı ve kaliteli hizmeti sunabilmek amacıyla başta banka sigortacılığı kanalımız olmak üzere çoklu dağıtım kanallarımıza yatırım yapmaya devam ediyoruz. AvivaSA olarak yılsonu itibarıyla yaklaşık 600 bin katılımcı sayısı ve 5,2 milyar TL’lik fon büyüklüğüne ulaşmayı hedefliyoruz. Bu hedeflere ulaşmada Burgan Bank ile yaptığımız işbirliğinin önemli bir itici güç olacağına inanıyorum.”

19 Nisan 2013 Cuma

Piyasalarda gün sonu...

Borsa İstanbul 100 (BIST 100) endeksi günlük bazda 247,16 puan artışla yüzde 0,30 oranında değer kazanarak 83.285,45 puandan kapandı.


BIST 100 endeksi birinci seansa 430,18 puan ve yüzde 0,52 yükselerek 83.468,48 puandan başladı, ilk seansı 254,82 puan ve yüzde 0,31 azalışla 82.783,48 puandan kapattı.

BIST 100 endeksi ikinci seansa, önceki kapanışa göre 18,63 puan ve yüzde 0,02’lik artışla 82.802,11 puandan başladı.

Endeks gün içinde en düşük 82.323,01 puana geriledi, en yüksek olarak da 83.492,02 puana çıktı.

İkinci seansta önceki seans kapanışına göre 501,98 puan artan endeks, 83.285,45 puandan kapandı.

İkinci seans kapanışında mali endeks 1.148,07 puan artarak 120.669,30 puan, sanayi endeksi 319,59 puan değer kazanarak 69.763,53 puan yükseldi, hizmetler endeksi de 228,41 puan kayıpla 52.596,01 puan oldu.

Böylece ilk seansa göre mali grup hisseler ortalama yüzde 0,96, sanayi grubu hisseler ortalama yüzde 0,46 oranında değer kazandı, hizmetler grubu hisseler ise ortalama yüzde 0,43 oranında geriledi.

İkinci seansta işlem gören hisselerin 202’si değer kazandı, 110’u ise değer kaybetti.

İkinci seansta en çok işlem gören hisse senetleri Garanti Bankası, İş Bankası (C), Halkbank, Akbank, Turkcell şeklinde sıralandı.

BIST 30 endeksi ise ikinci seansta 583,76 puan ve yüzde 0,58 artarak 101.897,00 puandan kapandı.

Altının onsu 1.403,86 dolar

Saat 18.14 itibariyle uluslararası piyasalarda altının onsu 1.403,86 dolardan işlem görüyor.

Borsa İstanbul Altın Piyasası endeksi önceki kapanışa göre yüzde 0,79 oranında değer kazandı, altının kilogramı kapanışta 81 bin 800 lira oldu.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), doların bugünkü efektif kurunu alışta 1,7952 lira, satışta 1,8024 lira olarak açıkladı. TCMB, önceki efektif kurunu alışta 1,7931 lira, satışta 1,8003 lira olarak belirlemişti.

Borsa İstanbul Tahvil ve Bono Piyasası Kesin Alım Satım Pazarında işlem gören 7 Ocak 2015 vadeli tahvilin bugün valörlü işlemlerinin basit getirisi yüzde 5,50’den, bileşik getirisi de yüzde 5,58’den gerçekleşti.

Borsa İstanbul Tahvil ve Bono Piyasası Kesin Alım Satım Pazarında işlem hacmi 1 milyar 202 milyon 638 bin 694,02 lira olarak belirlendi.

Borsa İstanbul Tahvil ve Bono Piyasası Repo-Ters Repo Pazarında, toplam 13 milyar 454 milyon 448 bin liralık işlem hacmi kaydedildi. Repo-Ters Repo Pazarında 3 gecelik işlemlerde faiz ortalama yüzde 4,89 oldu.

Uluslararası piyasalarda, saat 18.15 itibariyle Avro-dolar paritesi 1,3089, sterlin-dolar paritesi 1,5257, dolar-yen paritesi de 99,31 düzeyinde seyrediyor.

Londra Brent tipi ham petrolün varil fiyatı ise 99,88 dolardan işlem görüyor.

18 Nisan 2013 Perşembe

BES uzun vadeli yatırım olarak düşünülmeli

Devlet katkısıyla ilgi patlaması yaşanılan BES birikimin artmasıyla yatırım aracı olarak da devreye girmeye başlayacak.



Bu yılın başında devlet katkısının devreye girmesiyle adeta ilgi patlaması yaşayan Bireysel Emeklilik Sistemi (BES), birikimlerin artmasıyla beraber sadece tasarruf enstrümanı değil yatırım aracı olarak da devreye girmeye başlayacak. Ak Portföy Genel Müdürü Dr. Alp Keler, yılbaşında 20 milyar lira olan BES'te 3 ayda hızla 22 milyar liranın aşıldığını 2020 yılında ise bu rakamın 200 milyar liraya ulaşılmasını beklediklerini kaydetti. Devlet katkısı ile büyüyen BES'in vatandaş tarafından şimdilik ağırlıklı tasarruf aracı olarak kullandığından söz eden Keler'e göre, bu sistemde varlıkların birikmeye başlamasıyla bakış açısı da değişecek ve yatırımcı bazında BES artık bir yatırım aracı olarak değerlendirilmeye başlanacak. Böylece sermaye piyasalarının derinleşmesi ve gelişmesinde bireysel emeklilik fonları önemli bir görev üstlenecek.

BES'te hisse oranı yüzde 25'lere çıkacak
Keler, ayrıca BES'te şu anda yüzde 16 seviyesinde olan hisse senedi oranının yüzde 25'lere çıkmasını bekliyor. Sistemin bu yönde şekillendiğine değinen Keler, "Bugün Borsa'daki yatırımcı sayısı 1 milyon kişi. Bu rakam BES ile beraber artacak. BES'te bugün 3 milyon katılımcı mevcut. 10 yıl içerisinde bu rakam 10 milyon kişiye ulaşabilir. Bu 10 milyon kişi dolaylı yoldan hisse senedi yatırımcısı olacak. Böylece Türkiye'de uzun vadeli yatırım kültürü gelişecek. Sermaye piyasaları açısından olmazsa olmaz bir ürün haline dönecek" diyor.

Faizlerdeki düşüş nedeniyle hem bireysel yatırımcılar hem de kurumsal yatırımcılar yeni arayışlar içine girdiler. Keler'e göre işte tam bu süreçte portföy yönetim şirketleri devreye giriyor; düşük mevduat oranı nedeniyle özellikle kurumların, vakıfların portföylerini profesyonel kurumlara yönettirmek için kapılarını çaldıklarını ifade ediyor. Piyasalarla ilgili görüşlerine de başvurduğumuz Keler, dolar ve faizlerde yıl boyunca yatay seyir beklerken, en cazip piyasa olarak hisse senedi piyasasını ve özel sektör tahvillerini işaret ediyor. Keler, yeni bir yatırım yapılabilir not beklentisi nedeniyle BIST-100 endeksinde 100 binler seviyesini bekliyor. Keler, DÜNYA'nın portföy yönetimi sektörü ve piyasalarla ilgili sorularını yanıtladı.

2013 ve 2014 geçiş yılları olacak
Sermaye Piyasası Kurulu'nun fon pazarına yönelik çıkardığı tebliğ ile yatırım fonları pazarında ciddi bir yapılanma olacak. Burada yapılan en önemli değişiklik; sadece portföy yönetim şirketleri fon kuracak ve fonlar kategorize edilecek. Çok doğru bir gruplandırma yapılacak. Böylece yatırımcı neye yatırım yapacağını çok daha iyi bilecek ve iyi yönetilen fonlar da ön plana çıkacak/ayrışacak. Bunun devamında ise lokal derecelendirme kuruluşları fonlara not verecek. Böylece yatırımcı güveni de artacak. 2013-2014 yılları yatırım fonları pazarı için geçiş yılları olacak. Faizlerin düştüğü ve birkaç yıl stabil kaldığı süreçlerin ardından, Brezilya ve Polonya gibi örneklerde yaşandığı üzere, fon pazarı ciddi bir atılım gösteriyor. Şuanda regülasyon ve düşük faiz nedeniyle biz de bu sürecin başındayız. 1-2 yıl içinde fon sektöründe taşlar yerine oturacak ve hızlı büyüme başlayacak. Fon piyasası 6 yıldır 30 milyar lira civarında seyrediyor. Pazarda yaşanacak büyüme, likit ve kısa vadeli tahvil bono dışındaki yaratıcı/temalı yeni fonlarda olacak. Likit ve kısa vadeli bono dışındaki fonlarda ciddi büyüme bekliyoruz. Bu  fonların önümüzdeki 3 yılda iki katı büyüme kaydederek 10 milyar TL'den 20 milyar TL'ye ulaşmasını bekliyorum.

Sektör şaha kalkakacak
Sektörde önümüzdeki birkaç yılı etkileyecek değişimler yaşanıyor. Portföy yönetimi sektörü şaha kalkıyor. Bunun dönemi geldi. Hem bireysel emeklilik, hem özel portföy yönetimi hem de yatırım fonları büyüyor. Bu sektör ülkemizde hak ettiği yere çok yakın zamanda ulaşacak. Burada sektör oyuncularına da görev düşüyor. Doğru bilgilendirmek, doğru aktarmak, doğru kurallarla endüstüriyi inşa etmemiz gerekiyor.
6-7 ay içerisinde yeni not artışı gelebilir
Piyasalarda düşük faiz ortamının devam etmesini bekliyorum. Her ne kadar kısa vadede kısmi dalgalanmalar yaşansa da faizlerin mevcut seviyelerin çok altına düşmesini beklemiyoruz. Yıl bazında ise faizlerde yatay seyir bekliyoruz. Faizlerin yatay olduğu dönemde yatırımcılar da alternatif getiri arayışı içine giriyorlar. Biz kurum olarak hisse senedine inanıyoruz. Özellikle değerlemelere  baktığımızda Türkiye'nin son dönemde raiting artışı gibi gelişmeler nedeniyle beklentilerimiz yüksek. Bu arada bizim gibi aynı süreçten geçen diğer ülkelere baktığımızda; ilk yatırım yapılabilir seviyeye yükseldikten sonra diğer rating kuruluşlarından ortalama 6-12 ay arasında yeni bir not artırımı geliyor. Fitch'in de kasım ayında not artırdığını gözönüne alırsak beklentimiz bir not artırının 6-7 ay içerisinde gelmesi yönünde.

Borsa'nın yüzde 10-15 potansiyeli var
2013 ilk 6 aylık döneminde bir sıkıntı görmüyoruz. Ondan sonraki süreçte ise Merkez Bankası politikaları ve global etkenler devreye girecek. Son dönemde yurtdışı iyi performans gösteriyor. Önümüzdeki birkaç ay bu devam edecek. Yılın ikinci yarısında Almanya genel seçimleri başta olmak üzere Avrupa'daki politik gelişmeler tekrar öne çıkabilir. 2014-2015 yıllarında ise global gelişmeleri, özellikle sıkılaşması beklenen para politikalarını yakından takip etmek gerekiyor. Bu dönemde FED'in adımları belirleyici olacaktır. Faizde yıl sonu beklentimiz yüzde 6,5, büyümede yüzde 3,5 seviyesini bekliyoruz. BIST-100'ün ise bu yıl içerisinde 100 bine kadar çıkma potansiyeli bulunuyor. Şunda yatırım yapılabilir ülkelerle kıyasladığımızda Türkiye'de hisse senedi piyasasının yüzde 10-15 daha yukarı doğru gitme potansiyeli olduğunu görüyoruz. Ondan sonra global piyasaların seyri ve para girişinin devam edip etmemesi gibi etkenler devreye girecek.

Kur yatay hareket eder
Dolar kurunda ise Merkez Bankası politikası baskın durumda. Merkez Bankası kurun ne çok yükselmesini ne de çok düşmesini istiyor.. Aşırı yükselmesini stabilite, enflasyon ve faizlerdeki etkisi nedeniyle istemiyor, çok aşağı giderse de aşırı para girişi ve ekonomi üzerindeki dengeler nedeniyle istemiyor. Bu nedenle kur da yatay seyir bekliyoruz.

Yatırım danışmanlığı ön plana çıkıyor
Her yatırım enstrümanı bir ihtiyaçtan doğar. Türkiye'de uzun bir süre düşük risk ile yüksek getiriler elde edilebiliyordu ama faizlerin düşmesiyle bu dönem ortadan kalktı. Fakat bu yatırımcının senelerdir bir alışkanlığı var, bir anda bunu bırakıp hisse senedi gibi daha riskli kabul edilen ürünlere geçmesi beklenilemez. Yatırımcı da deneme yanılma dönemine girdi ve alternatif arayışı içinde. Bu süreçte portföy yönetim şirketlerine önemli görevler düşüyor. Bizim ürün yelpezamiz çok geniş. Tahvil bono ağırlıklı ürünlerden, altın ve diğer emtialara, Hisse senetlerinden, ana para korumalı enstrümanlara kadar her türlü varlık sınıfını ve ürünü barındırıyoruz.Artan yatırım yönetimi ve yönlerndirme talebine paralel "yatırım danışmanlığı" hizmeti değer kazanıyor. Biz de bu konjonktürde kurum olarak bu yönde yatırımlar yaparak müşterilerimize destek olmayı amaçlıyoruz.

Korumalı fonlara çok inanıyor
Korumalı fonlar çok inandığımız ürünler. Bu da risksiz üründen riskli ürüne geçişi sağlıyor aslında. Yatırımcı hem Çin'e hem Borsa İstanbul'a yatırım yapabiliyor, aynı zamanda da ana parasını koruyor. Bu nedenle de her ay iki tane farklı temalı korumalı fon çıkartıyoruz ve bu bu stratejiyi devam ettireceğiz. Sadece bizim çıkarttığımız fon sayısı 60-65'e geldi. Ürün yelpazemiz oldukça geniş. Bu ürünlerde son dönemde olumlu yatırım koşullarının devam edeceğini düşündüğümüz, ABD, Avrupa ve Japonya gibi piyasalara yatırım yapan ürünlerimizin performansı oldukça iyi.

10 milyarlık fon büyüklüğü
"Fon büyüklüğümüz 10 milyar TL'nin üzerinde" diyen Alp Keler, "Üç tane ana iş kolumuz var; yatırım fonlarında 3.2 milyar TL, emeklilik fonlarında 5 milyar TL, özel portföy yönetiminde de 2 milyar TL yönetiyoruz. Emeklilik fonları iş kolunda AvivaSA ve Groupama'nın emeklilik fonlarını yönetiyoruz ve sektör lideriyiz. Özel portföy yönetimi iş kolunda yaklaşık yüzde 29 pazar payı ile gene sektör lideriyiz ve sektörde trendleri belirliyoruz. Yatırım fonları tarafında ise para piyasası fonlarında (likit ve kısa vadeli tahvil bono fonları) grup olarak farklı strateji izliyoruz. Para piyasası dışında kalan, katma değeri daha yüksek olan fonlarda gene pazar liderliğini hedefliyoruz" diye konuştu.

2015'de pazar 100 milyar liraya çıkacak
Portföy yönetim sektörünün 60 milyar TL büyüklüğe ulaştığını dile getiren Alp Keler, 2015 yılında sektörün 100 milyar TL'ye ulaşmasını beklediklerini ve pazardan 18-20 milyar TL pay almayı hedeflediklerini söyledi. Sektörün ilk aşamada GSMH'nın %10'larına kadar ulaşma potansiyeli olduğuna dikkat çeken Keler, konuya yönelik şu açıklamalarda bulundu: "Hızlı büyüme emeklilik fonları ve özel portföy yönetimi alanlarında olacaktır. 22 milyar TL büyüklüğe sahip olan emeklilik fonlarının 2013 sonunda 30 milyar TL'ye ulaşmasını, 6 milyar TL olan özel portföy yönetimi büyüklüğünün ise 8 milyar TL'ye ulaşmasını bekliyoruz. Yatırım fonları işkolu ise yeni düzenlemeler ve düşük faiz seviyesinde yatırımcı talebinin artmasıyla büyüyecektir. Bu sene sektörde yeniden yapılanma yılı olacaktır. Ürünler çeşitleniyor, A ve B tipi kavramları kalkıyor ve sektörde performansı yüksek olan kurumlar daha fazla ön plana çıkıyor."

Özel portföy yönetimine ilgi büyük
Özel portföy yönetimi alanında çok hızlı büyüdüklerini, yaklaşık 2 milyar TL'ye ve yüzde 30 pazar payına ulaştıklarını kaydeden Alp Keler son dönemde vakıflar, sigorta şirketleri, anonim şirketler ve varlıklı bireysel yatırımcılardan çok yoğun talep aldıklarını belirtti. Keler, "Mevduat oranlarının hızlı düşmesiyle yatırımcılar profesyonel yönetime daha fazla ilgi duymaya başladılar. Ak Portföy olarak özel portföy yönetiminde yatırımcılarımıza uygun çözümler üreterek ve yüksek performans sağlayarak emin adımlarla ilerliyoruz. Önümüzdeki dönemde de sektörde kuvvetli ve trendleri belirleyen konumumuzu sürdüreceğiz" dedi.

Sermaye piyasalarının vizyonu hazır
Sermaye piyasalarının vizyonunun hazır olduğunu ve altyapısı üzerinde çalışıldığını beliten Alp Keler, "Sektöre yetkin yöneticiler gerekiyor.Sermaye piyasalarımız son 10 yılda maalesef istenilen büyümeyi gösteremedi. Ancak önümüzdeki 10 yıl, özellikle kurumsal yatırımcıların (emeklilik fonlarının) güçlenmesi ile hakettiği yere ulaşılacak. Bugün Emeklilik Fonları, Borsa Istanbul'un halka açık kısmının sadece %2'sine sahip. Bu da piyasalarda kırılganlığı artırıyor ve uzun vadeli yatırımı engelliyor. Bu oranın en azından %10 seviyelerinde olması gerekiyor. Özel Sektör Tahvilleri hızla gelişiyor. Kurumsal Yatırımcıların bugüne kadar gerçekleşen ihraçlardaki payı %70-80 düzeyinde. VDMK, varant, sukuk, ödünç piyasalar gibi yeni ürünlerin gelişmesinde de kurumsal yatırımcılar büyük pay sahibi. İstanbul Finans merkezi vizyonu çerçevesinde sermaye piyasalarının istenilen noktaya ulaşabilmesi için kuvvetli bir altyapı ve yetkin yöneticiler gerekmekte" diye konuştu.

Jülide Yiğittürk Gürdamar - Dünya

16 Nisan 2013 Salı

Çeyrek altın karaborsa oldu! Altın fiyatlarında son durum...

Çeyrek altın fiyatlarının 138 liraya kadar gerilemesiyle vatandaş altına hücum etti.


Bazı kuyumcular çok altın satsalar da karın düşmesinden yakınırken, uzmanlar yaz aylarında çeyrek altın fiyatının 120 liraya kadar gerileyeceğini belirtiyor.

Altının son iki yılın en düşük fiyatını görmesi kuyumcuları hareketlendirdi. Parası olan, borcunu kapatmak isteyen veya yatırım amaçlı altın almak isteyenler kuyumcularda yoğunluk oluşturdu. Adana'da özellikle çeyrek, yarım gibi lira talepleri karşılanamıyor. Adana Kuyumcular Odası Başkanı Oğuz Başman, altındaki rekor fiyat düşüşün kuyumcu esnafından yüzde 30?35 oranında talebi artırdığını söyledi. Bankada parası olup altın almak için bekleyenlerin böyle bir fırsatı değerlendirdiğine dikkat çeken Başman, kendilerinin bu kadar ani ve hızlı düşüş beklemediğini kaydetti.

Başman, "Bu gelişmeleri fırsat bilen tüketici çeyrek, yarım, burma, yumurta baş gibi 22 ayar takılara talep arttı. Adana'da son iki gündür çeyrek ve yarım altın yok." dedi. İstanbul'daki darphanelerin böyle bir talep patlaması beklemediğinden söz konusu sıkıntının yaşandığını, bir iki güne kadar bunun aşılacağını ifade eden Başman, perşembe gününe kadar beklentilerin normale döneceğini vurguladı. Başman, şöyle devam etti: "Müşterilerimizin bu tür lira taleplerine daha rahat cevap verebilecek hale geleceğiz. 24 ayar altının ve işçilikli bileziğin gramı 80.50 lira. Çeyrek altın ise eski 132, yeni 136 TL'ye alıcı buluyor. Borsalarda, parasal genişlemenin durduğu, kağıtların üzerine yazılan değerlere kavuştuğu gibi bir düşünce hasıl olduğu için altının artık kabuğuna çekileceği, biraz daha değer kaybedeceği yönünde görüşler var. Ekonomi çok duyarlıdır. Yüzde 35'lik lira talebi biraz daha artabilir. Umarım kimse zarar görmeden bu dalgalanma ve sancılı dönem atlatılır." Kuyumcu Murat Belci ise içi dolu çeyrek, yarım ve tam altına müşterinin ilgisinin yüzde 50/60 arttığını hatırlattı. Kuyumcu İbrahim Atla da vatandaşın yatırım amaçlı altına yöneldiğini belirtti.

Merkez faizde indirime gidecek mi?

Türk lirasında görülen güçlenme beklentileri arttıyor...


Geçtiğimiz haftalarda Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı'nın reel efektif kur endeksinin (REK) 120'yi aşması halinde ölçülü faiz indirimi gelebileceği açıklaması sonrası gözler bugünkü PPK toplantısına çevrildi.

Dünyada faiz indiriminin olduğu ortamda özellikle Japonya Merkez Bankası'nın parasal genişleme hamlesinin ardından Türk lirasında görülen güçlenme, TL'nin değeri konusunda hassas olan TCMB'nin politika faizinde indirime gideceği beklentisini arttırdı.

TL'deki aşırı değerlenme baskısının yanı sıra 2012 yılında yüzde 2,2 ile beklentilerin altında büyüyen Türkiye ekonomisinde büyüme kaygılarının ön plana çıktığı ortamda ekonomistler, TCMB'den 25 veya 50 baz puanlık politika faizinde indirim bekliyorlar.

15 Nisan 2013 Pazartesi

BES, 22 milyarı devirdi!

Bireysel Emeklilik Sistemi'ne girişler hız kesmeden sürüyor...


BES'e girişlerde tempo hiç düşmüyor. Sistemdeki fon tutarı ise 22 milyarı geçti. Bireysel Emeklilik Fonu'ndan yatırıma yönelen fon büyüklüğü 5 Nisan tarihi itibarıyla 17 milyar 275,3 milyon, toplanan katkı payı ise 17 milyar 719 milyon Türk Lirası olarak gerçekleşti.

Bir önceki hafta yatırıma yönelen fon büyüklüğü 17 milyar 115,5 milyon TL, toplam katkı payı ise 17 milyar 598,8 milyon TL olmuştu. Emeklilik Gözetim Merkezi(EGM) verilerine göre, Bireysel Emeklilik katılımcı sayısı 3 milyon 457 bin 582 Kişi oldu.

Önceki hafta katılımcı sayısı 3 milyon 431 bin 7 kişi olmuştu. Katılımcıların fon tutarı ise aynı hafta 22 milyar 73,2 milyon TL'ye ulaştı.  Bir önceki hafta fon tutarı 21 milyar 993.8 milyon TL'deydi.


12 Nisan 2013 Cuma

En çok ne kazandırdı ?

İşte haftanın galibi!
Altın mı, dolar mı yoksa borsa mı daha çok kazandırdı?

Geçen haftayı Güney Kıbrıs ve AB meseleleriyle geçiren piyasalarda yatırımcısına en çok borsa kazandırdı. İstanbul Menkul Kıymetler Borsası geçen haftayı yüzde 4,18'lik değer artışı ile tamamladı. Borsa hafta içinde 3.446 puan artarak 85.898 puana yükseldi.

PEKİ YA ALTIN?
Haftalık bazda 24 ayar külçe altının gram satış fiyatı yüzde 0,96 oranında, Cumhuriyet altınının satış fiyatı da yüzde 1,26 oranında geriledi. Önceki hafta sonu 94,05 lira olan 24 ayar külçe altının gram satış fiyatı 93,15 liraya, geçen hafta sonu 633,00 lira Cumhuriyet altınının satış fiyatı ise 625 liraya geriledi.

DOLAR YATIRIMCISININ YÜZÜ GÜLMEDİ
Kapanış itibariyle, euro yüzde 1,69, dolar ise yüzde 0,36 oranında değer kaybetti.

FONLARIN PERFORMANSI NASIL?
Bu hafta, borsa yatırım fonları yüzde 1,84 oranında, esnek yatırım fonları yüzde 0,54 oranında, hisse senedi yoğun yatırım fonları yüzde 2,70 oranında, karma yatırım fonları yüzde 1,10 oranında, para piyasası yatırım fonları yüzde 0,07 oranında, tahvil bono yatırım fonları yüzde 0,13 oranında, gruplara yönelik emeklilik fonları yüzde 0,48 oranında, bireysel emeklilik fonları yüzde 0,53 oranında değer kazanırken, emtia yatırım fonları yüzde 0,57 oranında, fon sepeti yatırım fonları yüzde 0,03 oranında, uluslararası yatırım fonları yüzde 0,53 oranında değer kaybetti.

İMKB Tahvil ve Bono Piyasasında, ağırlıklı ortalamalara göre çeşitli vadelerdeki bono ve tahvillerin haftalık net getirileri ise yüzde 0,10 ile yüzde 0,15 arasında gerçekleşti.

Bu hafta sonunda ortalama faizleri yüzde 4,60 dolayında olan haftalık reponun net getirisi de yüzde 0,07 olarak gerçekleşti.

Altın dibe vurdu!


Uluslararası piyasada altının onsu 16 mayıs 2012 tarihinden beri gördüğü en düşük seviye olan 1.527 dolara kadar geriledi. Altın fiyatları böylece 11 ayın en düşük seviyesine gerilemiş oldu.

Güne satıcılı başlayan altının onsu, uzmanların dikkati çektikleri 1.550 dolar desteğinin kırılmasının ardından artan satış baskıları ile dünkü kapanışa göre yaklaşık yüzde 2 oranında değer kaybederek 1,527 dolara kadar geriledi. Altının onsu 5 Ekim 2012 tarihinde gördüğü 1.796,05 dolar seviyesinden başladığı düşüş trendini aralıklı olarak devam ettiriyor.

ALTIN DAHA DA DÜŞECEK Mİ ?

Düşüş ivme kazandı!

Gerek küresel risk iştahının artması gerekse büyük yatırım fonlarının çıkışının altın fiyatı üzerindeki baskıyı artırdığını ifade eden analistler, tepki yükselişlerinin sınırlı kalmasının ardından düşüşün ivme kazandığını kaydediyor.

Altının onsu yatırımcısına ekim ayından bu yana yaklaşık yüzde 15 oranında kaybettirirken, yılbaşından bu yana da kaybı yüzde 9'a yaklaştı. Altının onsunun 2011 yılında gördüğü 1.921 dolar seviyesindeki tarihi zirvesinden bu güne kadar 3 kez gerilediği 1.520'li seviyelerden gelen tepki alımlarıyla toparladığına dikkati çeken analistler, buna rağmen büyük yatırım fonlarının altın pozisyonlarını azaltmaya devam etmesi durumunda bu uzun vadeli kritik desteğin kırılabileceğini kaydediyor.
Altının onsunda 1.530 dolar desteğinin altında kalınması durumunda orta vadede 1.480 dolar seviyesinin gündeme gelebileceğini tahmin eden analistler, olası tepki alımlarında 1.570 dolar seviyesinin aşılıp aşılamayacağının izlenmesini tavsiye ediyor.

11 Nisan 2013 Perşembe

Piyasalar günü nasıl kapattı...

Borsa 84 bini geçti!

Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Moody's'den Türkiye'nin not artışına yönelik gelen pozitif açıklamalar ile Avrupa borsalarıındaki yükselişlerin desteğiyle Borsa İstanbul'daki alımları tetikledi.  

Borsa İstanbul günü yüzde 2.06 yükselişle 84.102 puandan tamamlarken, alımların daha güçlü olduğu bankacılık endeksindeki yükseliş ise yüzde 3.13 oldu.

DOLAR 1.78'İN ÜZERİNDE

Dolar bankalararası piyasada gün sonunda 1.7855, euro ise 2.3429 liradan satılırken parite ise 1.3119'dan işlem gördü. Bono piyasasında ise faiz günü yüzde 5,70'ten tamamladı.

10 Nisan 2013 Çarşamba

Bu haberle kazancınız inanılmaz artabilir!

12 bin TL'yi BES'e bırak, gerisini...


Devlet BES’e 100 lira yatırana 25 lira veriyor. Üstüne BES fonlarının getirileri ekleniyor. Borsa fonlarını seçtiğinizde kazancınız inanılmaz artabilir. Ancak sınır yıllık 12 bin TL. Paranızın geri kalanını da diğer fonlarda değerlendirebilirsiniz

Şimdi Türkiye’de yatırım yapmak için inanılmaz bir alan var. Devlet tasarrufları artırmak için Bireysel Emeklilik Sistemi’ne 100 lira yatırana 25 lira veriyor. Sisteme girerken yatırdığınız para sizin seçtiğiniz ve uzmanların yönettiği bir fonda değerleniyor. 25 liranın haricinde bir de bu parayı alıyorsunuz. Geçmiş gösteriyor ki BES’te de borsa fonlarını seçenlerin kazançları çok yüksek. Ancak yılda 12 bin liraya kadar devlet katkısı alma şansınız var. Sistemin bize göre kötü yanı devlet katkısından yararlanmak için emekliliğe kadar beklenmesi ama yüzde 25’lik katkı için gözü kapalı sisteme aylık bin lira yatırılabilir.

İNDEKS FONLARI GÖZDE

Dünyanın hiçbir yerinde böyle bir katkı yok. Yeterli ilgi sağlandığında devlet bu katkıyı kesebilir. Bu nedenle şimdilik oluşan bu avantajdan yararlanmak gerek. BES’le ilgili daha fazla söze ihtiyaç yok. Peki ayda bin liradan fazla getirilerimizi ne yapalım? Şimdi hem bankaların hem de başarılı bağımsız finans uzmanlarının kurduğu portföy yönetim şirketlerinin yönettiği fonlardan çok iyi getiri sağlayanlar var. Yine içinde hisse senedi, tahvil olan fonların getirisi yüzde 50’yi geçmiş.

Peki bu fonlardan hangilerini seçmeli? İş Portföy Yönetimi Yöneticisi Tevfik Eraslan, “Piyasa getirisi beklentisi olanlara endeks fonları, aktif portföy yönetiminden ve piyasa dalgalanmalarının sunduğu fırsatlardan yararlanmak isteyen yatırımcılara ise hisse senedi yoğun fonları önerebiliriz. Bonoda ise beklentimiz paralelinde özel sektör tahvillerine yatırım yapan özel sektör tahvil fonlarının tercih edilebileceğini düşünüyoruz” diyor.

KORUMALILAR GERÇEKTE KORUMUYOR

Bir süre önce Türkiye’de hayata geçen ve iyi de kazandıran korumalı fonlar artık sadece anaparayı geri vermekle meşgül. Uzmanlar bu fonları artık tercih etmiyor.

Habertürk sitesinden alıntıdır.

9 Nisan 2013 Salı

Dolar altı haftanın en düşüğüne geriledi

Bankalararası piyasada dolar, küresel piyasalara paralel olarak TL karşısında da değer kaybederek 21 Şubat’tan beri gördüğü en düşük seviyeye geriledi.


Güne hemen hemen cuma günü kapanış seviyesinden başlayan dolar/TL geçen haftaki değer kaybının ardından gelen tepki alımlarıyla bir ara 1,80’in üzerine kadar yükselse de uluslararası piyasada dolara olan talebin azalmasıyla tekrar düşüşe geçti.

Geçen hafta cuma günü ABD’de açıklanan tarım dışı istihdam verisinin beklentilerin çok altında kalmasıyla küresel piyasalarda dolara olan talebin azaldığı görülüyor.

Gün içinde en düşük 1,7849 seviyesine kadar gerileyen dolar/TL bu dakikalarda 100 günlük hareketli ortalamasının da geçtiği 1,7873 seviyesinin hemen üzerinde işlem görüyor.

Analistler dolar/TL’de 1,7870 seviyesinin destek olarak takip edileceğini belirterek, şu an zayıf olan tepki alımlarının etkisini artırması durumunda 1,80 seviyesinin direnç konumuna gelebileceğini kaydediyor.

Milliyet sitesinden alıntıdır.

Türkiye sigorta sektörüne odaklanacak

Ernst & Young’ın “Sigortacılık Öngörüleri 2013” raporuna göre, Asya ve Avrupa’daki yatırımcıların gözü Türkiye'de

Ernst & Young’ın “Sigortacılık Öngörüleri 2013” raporuna göre, Türkiye’nin sahip olduğu genç nüfus ve her geçen gün artan kaliteli insan gücü potansiyeli ve sigorta sektörüne yönelik yeni düzenlemeler, tüketimi yavaşlayan Asya ve Avrupa’daki yatırımcıların ilgisini Türkiye’ye çekecek. Türk sigorta sektörü, diğer sektörlerin başarısını takip ederek, kendi coğrafyasında lider ve belirleyici konumunda olacak.

2013 ‘ün ilk çeyreğinde Allianz’ın Yapı Kredi Sigorta’nın yüzde 93.9 hissesini 1.6 milyar liraya satın alması bu yıl sigorta sektörünün hareketli geçeceğinin şimdiden sinyallerini veriyor. Yaşanan bu gelişmeler sonrasında sektördeki rekabet ortamı daha da kızışacak ve şirket oyuncuları satın almalar ve birleşme konularını yönetim gündemlerine alacak.

Türkiye sigorta sektörünün performansını değerlendiren Ernst & Young Türkiye Denetim Hizmetleri Bölümü Ortağı Seda Hacıoğlu,“Bugüne kadar sisteme giren katılımcılar, aylık yatırdıkları katkı paylarını vergiden düşebiliyorlardı. Bu imkandan da sadece çalışan kesim yararlanabiliyordu. 1 Ocak’ta yürürlüğe giren yeni BES Kanunu ile 18 yaşını doldurmuş, çalışan çalışmayan, emekli, ev hanımı herkes, bireysel emeklilikten yararlanabiliyor ve devlet de bireysel emeklilik yaptıran herkese yüzde 25 katkı sağlıyor. Bu uygulama ile birlikte sigorta sektörü ciddi anlamda hareket ve ivme kazanmaya başladı. Yüzde 25 devlet katkısı, sigorta şirketlerinin pazarlama stratejilerini oldukça güçlendirdi. 2013 yılının ilk 2 ayında bireysel emeklilik kayıtlı sayısı, 200 bin kişiden fazla yeni girişin sağlanmasıyla geçen yılın aynı dönemine göre 4.5 kat büyüdü. 2013 itibarıyla Bireysel Emeklilik Sistemi’nde katılımcı sayısı 3 milyon 57 bin 301 kişiye ulaştı. Katılımcıların fon tutarı toplamda 19 milyar 686.5 milyon TL olurken, yatırıma yönlenen toplam tutar 15 milyar 337.8 milyon TL’ye yükseldi. Ayrıca, hayat dışı branşlarda da prim artışının 2012’deki nominal yüzde 18,2’lik büyümeyi geçerek  %20’yi zorlayacak” dedi.

Sigortagündem sitesinden anlıntıdır.

1 Nisan 2013 Pazartesi

İMKB tarihinin en yüksek 3. kapanışını gerçekleştirdi

İstanbul Menkul Kıymetler Borsası (İMKB) 100 endeksi haftanın ilk işlem gününde cuma günü kapanışına göre 213,34 puan yükseldi. İMKB 100 endeksi, 86.112,33 puan ile tarihinin en yüksek 3. kapanışını gerçekleştirdi.

İMKB’de hisse senetleri ortalama yüzde 0,25 oranında değer kazanırken toplam işlem hacmi 1,7 milyar lira oldu. Güne sınırlı da olsa satıcılı başlayan İMKB’de, endeks gördüğü en düşük 85.683,07 puandan gelen alımlarla üst üste 8. işlem gününü de yükselişle tamamladı ve tarihi kapanış zirvesi olan 86.437,89 puana bir adım daha yaklaştı.

Avrupa’da bir çok hisse senedi piyasasının Paskalya tatili nedeniyle kapalı olmasının işlem hacminin düşük olmasına neden olduğunu belirten analistler, endeksin 86.000 puan üzerinde yaptığı kapanışın pozitif görünümü yarına taşıyabileceğini kaydediyor.

Yarın Avrupa’da PMI verileri ile ABD’de fabrika siparişleri verisinin takip edileceğini ifade eden analistler, endeksin 85.900 seviyesinin gün içi destek 86.500 seviyesinin ise direnç olarak izleneceğini kaydediyor.

Milliyet Ekonomi sitesinden alıntıdır.