28 Mart 2013 Perşembe

BES'te stopaj iadesi poliçe sahibine...

Büyük Mükellefler Vergi Dairesi Başkanı Sarıgül, BES'te stopaj iadesinin poliçe sahibine yapıldığını kaydetti.


Bülent Sarıgül, Bireysel Emeklilik Sistemi'nde (BES) stopaj iadesi isteyenlerin sayısının şu ana kadar 300 bini bulduğunu belirterek, ''Biz iadeyi poliçe sahibine yapıyoruz, yani kendi banka hesap veya IBAN numarasına'' dedi.

Sarıgül, ''Eşinin hesap numarasını verirse, olmaz. Bizim o parayı kişinin yakınına ödeyebilmemiz için poliçe sahibinin buna muvafakat vermesi lazım ki, bu da ayrı bir iş'' bilgisini verdi.

Kanunun iadeyi vatandaşın dilekçe ile talep etmesine bağladığını belirten Sarıgül, ''Vatandaş talep etmedikçe bu iade onlara yapılmayacak'' dedi.
Sarıgül, İstanbul Vergi Dairesi başkanlığından 25-30 kişilik destek istediklerini ve sadece bu işi yapan yeni bir servis kurduklarını söyledi.

Sigortagundem sitesinden alıntıdır.

27 Mart 2013 Çarşamba

Vatandaş BES'e koşuyor...

8 Mart-15 Mart haftasında 21 bin 699 kişi BES'e giriş yaptı.

Vatandaş tam gaz BES'e koşuyor. Yeni yılla birlikte başlayan yüzde 25'lik devlet desteği büyük ilgi görüyor. EGM verilerine göre 8 Mart-15 Mart haftasında Türkiye'de orta büyüklükte olan bir ilçe nüfusu kadar kişi BES'e giriş yaptı.

21 bin 699 kişi sisteme girerken, 8 Mart tarihinde 3 milyon 341 bin 536 olan toplam katılımcı sayısı 3 milyon 363 bin 235 kişiye yükseldi. Fon büyüklüğü ise 38 milyon TL'lik bir artışla 21 milyar 677 milyon TL'den 21 milyar 715 milyon TL'ye çıktı. Yılın ilk gününde 15 Mart tarihine kadar da toplam 244 bin 202 kişi BES'e giriş yaparken fon büyüklüğü de aynı dönemde 1 milyar 389 milyon TL arttı.

Sigortagundem sitesinden alıntıdır.

26 Mart 2013 Salı

Fon tercihinin önemi...

22 BES fonu, geçen yıl katılımcılarına yüzde 48 ile 63 arasında getiri sağladı. Buna rağmen BES katılımcıları şikâyetçi. Çünkü tercihler yanlış...

Bireysel Emeklilik Sistemi’nde (BES) herkes getirilerden şikâyet etmeye devam ediyor. Sisteme dâhil olan, yani her ay herhangi bir bireysel emeklilik şirketine katkı payı ödeyen katılımcılar nedense birikimlerinin getirisinden memnun değil. Herkes benzer şikâyetleri dile getiriyor: “İki yıldır şu kadar para yatırdım, hâlâ yatırdığım paranın üzerinde ekstra bir getiri kazanamadım. Devlet desteği de olmasa kazanç yok...”
Bu söylemler ne kadar doğru? Gerçekten BES’te getiriler çok mu düşük? Yoksa sistem kazandırmaktan çok kaybettiriyor mu?..
Aslında BES fonlarının getirisine bakıldığında sistemin kaybettirmekten çok kazandırdığı görülüyor. Peki BES fonları kazandırıyorsa katılımcı neden mutsuz?
İşte bu mutsuzluktan ve şikayetlerden portföy yönetim şirketleri de rahatsızlık duymuş olmalı ki ocak ayında basının karşısına çıkıp BES fonlarının performansını masaya yatırdılar. Türkiye’deki BES fonlarının en iyi getirilere sahip yatırım araçlarından biri olduğunu anlattılar.

İçeriğe göre fon getirileri
Türkiye Kurumsal Yatırımcı Yöneticileri Derneği’nin (TKYD) açıkladığı verilere göre BES fonlarının getirileri oldukça iyi. Hisse fonları son 5 yılda brüt yüzde 91, son üç yılda ise yüze 64 getiri sağladı. 2012 yılında ise hisse fonlarının ortalama brüt getirisi yüzde 57.94 oldu. Aynı şekilde esnek fonlar son 5 yılda yüzde 96, son üç yılda yüzde 46, 2012’de ise yüzde 28 brüt getiri sağladı.
2012 yılında 22 hisse emeklilik fonunun brüt getirisi yüzde 48 ile 63 arasında değişti. Aynı dönemde esnek fonların brüt getirileri ise yüzde 10 ile 38 arasında değişiklik gösterdi. Kamu iç borçlanma fonlarının getirisi de yüzde 11 ile 17.5 arasında oldu.
Peki getiriler böyle yüksekken BES katılımcıları neden şikâyetçi? Ya da fonların getirileri iyiyse paralar nerede? Bu sorulara verilecek iki üç net yanıt var...

Tercihler yanlış
Birincisi, getiriler iyi ama katılımcıların tercihi yanlış. Evet, BES fonlarında en yüksek getiriyi geçen yıl hisse fonları sağladı. Ama hisse fonlarının toplam fonlara oranı yüzde 7 civarında olduğu için BES katılımcılarının büyük bir bölümü bu getirilerden yararlanamadı.
Olayın ikinci ve önemli bir yanı da katılımcıların yanlış değerlendirmesi... Çünkü örneğin, aylık 250 lira yatıran herkes yıl sonunda “Sisteme 3 bin lira katkı payı ödedim 300 lira getiri sağlayamadım” diye şikâyet ediyor. Katkı payları aydan aya ve küçük miktarlarda sisteme yatırıldığından getiriler olumsuz etkileniyor. Yani “Sisteme 3 bin lira yatırdım” diye şikâyet eden bir katılımcı, sanki bu parayı yılın ilk ayında toplu olarak yatırmış gibi getiri hesabı yapıyor. Hal böyle olunca da evdeki hesaplar çarşıya uymuyor.
Olayın bir diğer önemli yönü de sisteme yatırılan her 100 lira portföy yönetim şirketine aynı şekilde aktarılmıyor. BES şirketi operasyonel giderleri için yasaların izin verdiği ölçülerde bazı kesintiler yaparak, katkı payını portföy yönetim şirketine aktarıyor. Bazı durumlarda bu 100 lira portföy yönetim şirketine 92, bazı durumlarda ise 98 lira olarak aktarılıyordu. Ancak yeni düzenlemelerle bunun da önüne geçildi.
Bu tablodan ve portföy yönetim şirketlerinin günah keçisi gibi gösterilmesinden rahatsız olan TKYD bir basın toplantısı düzenleyerek, piyasadaki algının aksine BES fonlarının getirisinin oldukça yüksek olduğunu vurguladı. Portföy yönetiminde başarının brüt getiriyle ölçülmesi gerektiğini belirten TKYD yöneticileri, bu açıdan bakıldığında BES fonlarının en iyi getiri sağlayan fonlar olduğuna dikkat çektiler.
BES'e dahil olan herkesin fonlarının getirisinden şikayet etmesini “kendilerine yapılan bir haksızlık” olarak niteleyen fon yöneticileri, katılımcıların yatırdığı her 100 liranın portföy yönetim şirketine olduğu gibi aktarılmadığını, bazı kesintiler yapıldığını da hatırlattılar.

Kurumsal yatırımcıların görevi
Türkiye Kurumsal Yatırımcı Yöneticileri Derneği (TKYD) Başkanı Gür Çağdaş, BES’in yeni dönemine ilişkin bilgi ve görüşlerin de aktarıldığı toplantıda, “Doğru iletişim kurarak, yatırımcının doğru bilgiye ulaşmasını ve dolayısıyla yatırım kararlarını doğru vermesini amaçlıyoruz” dedi.
Çağdaş, bu süreçte özellikle kurumsal yatırımcılara büyük iş düştüğüne işaret etti. Hükümetin belirlediği hedef çerçevesinde Türkiye'de tasarruf birikimini ve altyapısını artırmak için eldeki bütün araçların kullanılması gerektiğini vurguladı. Ardından da bu noktada portföy yöneticilerinin oynayacağı rolü şöyle anlattı:
''Bütün gelişmiş piyasalardan da bildiğimiz gibi büyüme ve tasarruf birikimi kurumsal yatırımcılar tarafından gerçekleştiriliyor. Bireysel Emeklilik Sistemi de bunun en önemli ayağını oluşturuyor. Getirilen devlet katkısı ve düzenlemelerle sistem ciddi anlamda teşvik edici hale geldi. Bu aşamada tabii ki biz portföy yönetim şirketleri çok önemli bir misyon üstlendik. Doğru performanslar yaratarak sistemin gelişime katkıda bulunmak amacındayız. Portföy şirketleri ciddi çabalar sarf ediyor. En önemlisi, bu sistemi katılımcıya, katılımcı adaylarına doğru şekilde anlatmak. Çünkü bu sistem bir bütünlük arz ediyor. Sistemin içinde sadece portföy şirketleri yok; bankalar, aracı kuruluşlar ve diğer kurumlar da var. Dolayısıyla birlikte ele alıp öyle değerlendirmek daha doğru olacaktır.''
TKYD Başkanı Gür Çağdaş, yakın gelecekte bu sistemin hem yurtiçi hem de yurtdışından çok daha fazla talep göreceğini, çok daha hızlı büyüyeceğini de ifade etti. Çağdaş, ''Geleceği planlarken, sistemi doğru oturtmanın ve onun üzerinden planlama yapmanın çok önemli olduğunu düşünüyorum. Tabii ki gelişim sürecinde sektörün de kendi içinde halletmesi gereken sorunlar var. Amacımız bunu standart şekilde ve doğru sunabilmek, yatırımcının doğru karar vermesini sağlamak. Sektör yaptığı yatırımlarla geleceğe hazırlanıyor'' dedi.

5 yılda 100 milyara ulaşabilir
TKYD İletişim Komitesi Başkanı Ömer Yenidoğan da konunun doğru aktarımını önemsediklerini dile getirdiği konuşmasını şöyle sürdürdü: ''Son dönemin en önemli gelişmelerinden biri kanun değişikliği oldu. Ancak daha da önemlisi, hükümetin ortaya koyduğu tasarrufu ön plana çıkarma çabası. Bunu Türkiye'nin sistematik birçok riskine cevap verebilecek, en basiti cari açığa çözüm olacak bir adım olarak görüyoruz.”
Sektörde ne yapıldığının sektör dışıyla çok fazla paylaşılamadığına dikkat çeken Yenidoğan, Türkiye portföy yönetim endüstrisinin konumunu ve bu konuda atılması gereken adımları da şöyle paylaştı:
''Biz portföy yönetim endüstrisi olarak dünya standartlarında, gelişmiş bir insan kaynağıyla çalışıyoruz. Bugün Bireysel Emeklilik Sistemi’ne bakıldığında da yarattığımız katma değerin dünya standartlarında olduğunu görüyoruz. Elbette sistemin yapısı ve fiyatlanma açısından geliştirilecek çok şey var. Ancak son 5-10 yılda portföy yöneticilerinin ortaya koyduğu değerin gölgelenmemesi gerekiyor. Türk portföy yönetim endüstrisi, gelişmekte olan ülkelerin çok ilerisinde. Gelişmiş ülkeler standartlarında yönetim yapılıyor.”
Önümüzdeki dönemde bireysel emeklilik piyasasının sermaye piyasalarının lokomotifi olacağına inanan Ömer Yenidoğan, katılımcıların getirilerle ilgili şikâyetlerini ise şöyle yorumladı:
“Lütfen kamuoyunu bilgilendirmeyi -özellikle bireysel emeklilikte- günlük, haftalık, aylık getirilerle değil çok daha uzun perspektiften bakışlarla yapalım. Çünkü 10 yıllık yaptığımız yatırıma ‘o fon dün ne getirmiş’ diye bakmak kadar gereksiz bir şey yok. Minimum 3 ay ve 6 aydan başlayıp, mümkünse 1-3-5 yıl perspektifinden bakalım. Dünyada standart olarak portföy yöneticisinin performansına brüt getiri üzerinden bakılır. Çünkü net getiri portföy yöneticisinin elinde olan bir parametre değildir. Sektör son 5 yılda diğer sermaye piyasası enstrümanlarından çok daha hızlı büyüme gösterdi. Bu performans doğrusu bizim için de sürpriz oldu. Son kanun değişiklikleri ve hükümetin kararlı tutumuyla sistemin büyüklüğünün önümüzdeki 5 yıl içinde 100 milyar lira seviyesine çıkacağı öngörülüyor.''


Sigortagundem sitesinden alıntıdır.

24 Mart 2013 Pazar

BES 3 milyona koşuyor!

Bireysel Emeklilik Sistemi'nde (BES) son durum ne?


Emeklilik Gözetim Merkezi (EGM) verilerine göre, Bireysel Emeklilik katılımcı sayısı 2 milyon 987 bin 482 kişi oldu. Önceki hafta katılımcı sayısı 2 milyon 979 bin 286 kişi olmuştu. Katılımcıların fon tutarı ise aynı hafta 18.79 milyar TL'ye ulaştı.

Bireysel Emeklilik fonu'ndan yatırıma yönelen fon büyüklüğü 19 Ekim tarihi itibarıyla 14 milyar 776,3 milyon, toplanan katkı payı ise 15 milyar 199,2 milyon Türk Lirası olarak gerçekleşti. Bir önceki hafta yatırıma yönelen fon büyüklüğü 14 milyar 729,6 milyon TL, toplam katkı payı ise 15 milyar 151,6 milyon TL olmuştu.

Habertürk sitesinden alıntıdır.